Adnan BAŞTOPÇU yazdı: İstanbul’da bir şeyler oldu…

Adnan BAŞTOPÇU yazdı: İstanbul’da bir şeyler oldu…

Bursa hakimiyet gazetesi köşe yazarı Adnan Baştopçu, 23 Haziran İstanbul seçiminde alınan sonuçla siyasi paradigmaların iflas ettiğini yazdı.

Adnan Baştopçu yazsısında, ‘’Bu seçim süreci, halkın iradesine ipotek koyma çabasının nasıl ters teptiğiyle anımsanacak’’ dedi.

İşte Adnan Baştopçu’nun, Bursa hakimiyet gazetesinde yayınlanan o yazısı:

*** ***

İstanbul’da bir şeyler oldu…

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ali İhsan Yavuz meğer ne kadar haklıymış.

Ne demişti hatırlayalım:

‘Hiçbir şey olmasa bile kesin bir şeyler oldu!’

O ve arkadaşları bu ve benzer lafları edip, seçimin üzerine gölge düşürmeseydi.
İmamoğlu zaferini bu kadar pekiştiremeyecekti.

Acaba diyorum, Ali İhsan Yavuz o lafı ederken, rakip adayın değirmenine bu kadar çok su taşıyabileceğini öngörememiş miydi.

Ali İhsan Yavuz’a diyorum ama, kendisine benzer misyon biçmiş tüm siyasi figürler bu sonucun müsebbibiler. Bu sonuç dediğim şu: Fark 13 bin küsurdu. Şimdi 800 bin civarında…

TAMAMI YENİLENSEYDİ

Herkes bu analizi yapabilir.

Bu seçim sadece belediye başkanlığı için değil, meclis üyeliklerinin de yenilenmesi için yapılsaydı, çoğu ilçede belediye başkanlıklarını Millet İttifakı’nın adayları kazanacaktı. Belediye meclisleri de Millet İttifakı adaylarından oluşacaktı.

Büyükşehir Meclisi’nde çoğunluk CHP ve İYİ Parti’de olacaktı.

TOPAL ÖRDEK OLMAZ

Bu aşamada soru şu: İmamoğlu ‘topal ördek’ durumuna düşürülür mü?

Düşürülemez çünkü, belediyelerde başkanlık sistemi var.

Düşürülemez çünkü, bu seçimde herkes gördü ki, mecliste sandalye olarak azınlıkta da olsa, sokakta daha fazla taraftarı var.

Düşürülemez çünkü, meclis oturumları canlı yayınlanıyor/ yayınlanacak ve halk kimin hangi konuda ne tavır aldığını görecek.

PARADİGMALAR İFLAS!

  1. Medya marifetiyle ahaliyi dizayn etme dönemi kapandı.
  2. Yandaş medyanın hiçbir önemi olmadığı anlaşıldı.
  3. Maksatlı, amaçlı televizyonculuk öldü. Rezil etme temelli, açık yakalama amaçlı, kamuoyunu yalan yanlış bilgilerle manipüle etme çabalı yayıncılık bitti.
  4. İmralı’ya adam gönderip o kişiden mektup getirtmeler. Erbil’de yaşayan ve kırmızı bültenle aranan o kişinin kardeşini TRT’ye çıkartmalar falan hep ters tepti. Etnik köken üzerinden, filancalar falancaya oy verir gibisinden demografik hesaplar çöp oldu.

BEN VE KONDA

Spor servisinden genç arkadaşlarım Samet Zinciroğulları ve Tolga Öztaş bu iddiamın şahidi. Pazar sabahı, benden 5 yıl daha deneyimli bir gazeteci arkadaşımla ‘fark’ üzerinden iddiaya girdik. O, ‘İmamoğlu kazanır ama aradaki fark en fazla yüzde 5 olur’ dedi. Ben, ‘çok daha fazla olur 10’a yaklaşır fark’ dedim.

Ve yüzde 5’in yukarısı ve aşağısına göre iddiaya girdik. Sonuç, ben kazandım! Benimle birlikte Bekir Ağırdır ve fark 9 puan olacak diyen araştırma şirketi KONDA da kazandı.

NASIL ANIMSANACAK?

Bu seçim süreci, halkın iradesine ipotek koyma çabasının nasıl ters teptiğiyle anımsanacak.

Aradaki farkın 13 binden 700 küsur binlere çıkmasının başka bir izahı yok.

Bu arayı şöyle değerlendiririz, böyle değerlendiririz, rakibe hata yaptırır, bunun üzerine ahaliyi yanımıza çekeriz gibisinden tüm medya manipülasyonları, tüm toplum mühendisliği çabaları, sosyal medya marifetiyle yapılan tüm yönlendirmeler ve trollerin gece-gündüz çalışarak her türlü karalaması falan-filan, halkın vicdanı karşısında eriyip gitti, tuz-buz oldu.

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ