Ağlamak yok, gülmek var!

Ağlamak yok, gülmek var!

Ağlamak yok, gülmek var.

Düşmanlık yok, dostluk var.

Yarınlarda seni sevmek var.

Yarınlarda mutlu günler var.

Yarınlar benim, yarınlar senin.

Yarınlar onun, yarınlar bizim.

***

Ali Rıza Binboğa, şarkısında bu güzel sözleri söyledi.

Şarkısında düşmanlık yok, dostluk, sevgi ve mutluluk var.

Şarkıyı günümüze uyarladığımızda sevgi yok, düşmanlık var.

AK Parti Genel Başkanı Erdoğan, muhalefete sevgisiz dil kullanıyor.

Ülkenin yarısını temsil eden muhalefete ‘illet ve zillet’ diye hitap ediyor.

Sadece iç siyasette bu böyle olsa iyi, dış ülke liderleri ile de kavgalı.

Erdoğan, ABD Başkanı Trump’a bir gün, ‘dostum’ diyor.

Ertesi gün ise, ‘terörizmin hamisi güvenilmez adam’ diyor.

Rusya Devlet Başkanı Putin de bir gün dostu, bir gün düşmanı oluyor.

SAVAŞ VAR, MECLİS NEREDE?

AK Parti iktidarının yanlış politikası, bizi Suriye bataklığının içine çekti.

‘Suriye’de Şam’da Cuma namazı kılacağız’ diye yola çıktık.

Son noktada; şehitlerimizin cenaze namazlarını kılıyoruz.

Suriye’de toprağımızdan Süleyman Şah Türbesi’ni taşıdık.

Sonra, ‘Dostum, Arkadaşım ESAD’ isminden ‘ESET’ ismine geldik.

Şahsi kin ve nefret bizi Suriye’de içinden çıkılmaz hale getirdi.

Suriye’den göç eden dört milyon göçmen ülkemizi adeta istila etti.

Bir elleri yağda, bir elleri balda, deniz kıyılarımızda nargile fokurdatıyorlar.

Biz Suriye’nin toprak bütünlüğünden yanaysak…

Petrolünde gözümüz yoksa, neden savaşıyoruz?

Türkiye Büyük Millet Meclisi neden toplanmıyor?

Savaşta Meclis toplanmazsa, ne zaman toplanacak?

TBMM ve milletvekilleri ülkeye ne zaman lazım olacak?

Demek ki… Tek Adam Rejimi diye boşuna söylemedik.

Türkiye’de şu anda tam da Tek Adam Rejimi uygulanıyor.

TBMM Başkanı Şentop, ‘Meclis’in toplanmasına gerek yok’ diyor.

Savaş hali Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni ilgilendirmiyormuş.

ŞEHİTLERİMİZ KALKMADAN GÜLÜNÜR MÜ?

Amerika ve Rusya, Ortadoğu coğrafyasını ortak paylaşıyorlar.

Arap Baharı olanca hızı ile Ortadoğu devletlerini sıra sıra yutuyor.

‘Yardım ediyoruz’ diyerek Suriye’nin içine Amerika ve Rusya çöktü.

Arada Türkiye kaldı, bizi de PKK ve PYD terörü ile terbiye ediyorlar.

Amerika, PKK ile PYD’ye silah, mühimmat ve lojistik yardımı yapıyor.

Rusya, Suriye Rejim Hükümeti ve PKK ile PYD’ye hamilik yapıyor.

Ya biz ne yapıyoruz? Şaşkın vaziyette olan biteni takip ediyoruz.

Bir tarafta Rusya destekli rejim güçleri ile savaşıyoruz.

Diğer tarafta da sınırlarımızı göçmenlerin geçişine açtık.

Sınırlarımız kevgir gibi, harala gürele bir şeyler oluyor.

Hani seçim zamanı meşhur bir söz vardı ya…

”Bir şeyler olmasa bile bir şeyler oldu” diye…

İşte bu söz o güne değil de, bu günkü kargaşaya cuk oturdu.

Erdoğan, 34 şehit cenazesi kalkmadan gülerek konuşma yaptı.

Salonda Erdoğan’ı dinleyen AK Partililer de kahkahalarla güldüler.

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener de, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada Mehmet Akif Ersoy’un şu dizeleri ile Erdoğan’a cevap verdi:

 “Irzımızdır çiğnenen, evlatlarımızdır doğranan,

Hey sıkılmaz; ağlamazsan, bari gülmekten utan!”

DEVLET ADAMLIĞI ÖLDÜ, TUZ KOKTU

Erdoğan ısrarla, ‘Şehitler Tepesi boş kalmayacak’ diye konuşuyor.

Şehitler gelmese, Şehitler Tepesi boş kalsa daha iyi değil mi?

Savaş yerine barış olsun, çatışma yerine ülkede huzur olsun.

İYİ Parti Sözcüsü Yavuz Ağıralioğlu, ”Şehitler ölmedi, Türkiye’de devlet adamlığı öldü” dedi.

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, üzüntü ile yaptığı konuşmasında, ”Şehitlerimiz kalkmadan gülene, söyleyecek söz bulamıyorum. Öyle bir zamandayız ki; devlet adamlığında tuz koktu tuz.” dedi.

Milletimizin başı sağ olsun, gazilerimize de Allah şifa versin.

Şehitlerimize Allah rahmet eylesin. Mekanları cennet olsun.

“Son gülen iyi güler.”

Biz de yarınlarda, “Hep beraber güleceğiz.”

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ