Akıl ve vicdan yolu

Akıl ve vicdan yolu

Toplum olarak, akıl ve vicdan yolumuzu kaybettik!

İtiraz eden olacağını tahmin edemiyorum.

Varsa, ya çıkarcıdır veya Türk ve İslam düşmanıdır.

***

30 Ağustos Zafer Bayramı Cuma gününe rastladı.

Beklerdim ki, kutlamaların başında Diyanet Başkanlığı olmalıydı.

Camilerimiz zaferimizin kutlama alanı olmalıydı.

***

Çünkü, Türk milletini tarihe gömmek isteyen Haçlı zihniyetini…

30 Ağustos günü, Atatürk ve silah arkadaşlarının öncülüğünde…

Müstevlilerin elinden vatanımızı kurtardı.

Bugün bu topraklarda yaşıyorsak, 30 Ağustos zaferine borçluyuz.

İşgal altındaki topraklarımız kanla irfanla kurtarılmıştı.

Bunları bilmeyen ve inkar eden varsa kahrolsun.

Eğer bilerek ve isteyerek yapılıyorsa ihanet…

Edenlerin 7’den 70 kadar herkesin ocağı sönsün…

*** 

Biri vardı!!!

Öldü gitti…

“Biz Yunanlılarla savaşmadık. Keşke Yunan kazansaydı…’’ diyordu.

Bu sözleriyle de çok itibar kazanmıştı!

***

Türkiyemiz’de ne hazindir ki…

Aklını ve vicdanını ipotek edenler, yine itibar görmekte.

Neymiş efendim Atatürk Osmanlı’yı yıkmış…

Küflü beyinler bu gibi yalanlarla toplumu uyuşturdu.

Vatanımızda bir Atatürk ve Cumhuriyet düşmanı zümre türedi. YARATTILAR…

Bu akıl vicdandan yoksun zümre, halen Atatürk’le savaş halindeler.

***

Cumhuriyetin 100.  yılına geliyoruz.

İhanet içindekileri yalanı iftirası halen devam ediyorlar.

Halen, Cumhuriyet ve Atatürk’le savaşıyorlar.

Güçlerinin yetmeyeceğini nihayet anladılar.

Lakin soysuz iftira ve yalanları arşa yükselmiş durumda.

Dil değiştirdiler, gündeme yüzkarası inkarcılığı soktular.

Sözde tarihçiler dahi inandırıldı!

‘Tarihte Türk yoktur’ çanlarını dinlettiler.

***

Otuzlu yaşlarımda bir öğretmenler toplantısında,

Ülkemizi bu hale getirenler öğretmenler ve din adamları demiştim.

Çünkü, bir ülkede, eğitim milli ve manevi olmalıdır.

Tek kanatla kuş uçmayacağına göre, insanı da milli ve manevi eğiteceksiniz.

Köylerde kasabalarda öğretmen sola, din adamları sağa koşarsa bir ülkenin hali işte böyle olur. Bu ikili milletin kanı ve canıdır.

Bu ikiliye, geldiğimiz noktada hakim ve savcılarımızı da  katıyorum!.

***  

Ben yönetenlere şöyle dua ediyorum:

‘’Allah’ım, yöneticilerimizi adalet ve merhametten uzaklaştırma…’’

Amin dediğinizi duyuyorum.

Böyle diyenlerden Yüce Mevlam razı olsun.

Hep beraber diyelim; Amin.

Bu inanç ve düşüncelerle Peygamber Efendimizin sözlerini hatırlatıyorum, tabii, akıl ve vicdan sahiplerine:

“Allah’ın hoşlanmadığı insan, düşmanlıkta ileri gidip, fazla şiddet gösteren kimsedir. Kendi nefsini yenen insan kuvvetli insandır.”

Atatürk’ün Diyanet’e gösterdiği önemi, bu günün çıkarcılarına bakarak daha iyi anlarız. Tabii milletine küfreden, ırkını inkar edenleri Allah havale ederek…

Akıl ve vicdan yoluna davet ederek…

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ