Artık DUR!

Artık DUR!

Terörün zirve yaptığı 90’larda delikanlıydım. Her bir şehit haberi geldiğinde yasa boğulur ağlardık. Günlerce yas tutardık. Her evde matem havası olurdu. Şehidimiz bizim kutsalımızdı. Bu ülke için savaşırken şehitlik mertebesine ulaşıyorlardı.

Zamanı geldi, askere çağırıldık. Fiziğimize, vatan sevgimize bakılıp bizi komando olarak Irak’a gönderilecek Barış Tugayı’na seçtiler. Her Türk asker doğar sözü boşuna söylenmemiş.

İki ayda bizi çakı gibi asker yaptılar; ancak dönemin başbakanı, saygıyla anıyorum, rahmetli Bülent Ecevit, tezkereyi meclisten geçirtmedi ve biz Irak bataklığında boğulmadık. Tezkere geçmediği için, komutanlarımız sonradan söylediler: Eğer Irak’a girseydik; oranın sert kayalık koşullarında hiç birimiz hayatta kalamayacakmışız. Bizi oraya bir nevi bile bile ölüme göndereceklerdi. Ne olursa olsun biz oraya yine de vatanımız için gidecektik. Şehit olursak da vatanımız için şehit olacaktık.

Sonra zamanla milli duygularımızla oynanır oldu. Öğrendik ki askerin içine yerleştirilen sözde askerler gerçekte teröristler PKK/PYD ile işbirliği yapar olmuşlar. Askerimiz boşuna ölür olmuş. Sonra çözüm süreci demişler, askerimizin elini kolunu bağlı bırakmışlar.

Askerimiz terörist görünce başını çevirmek zorunda kalmış.

Ne sebeple bizler; Suriye’ye asker gönderip evlatlarımızın şehit olmasına müsaade ediyoruz. Her şehir bir haneye acı sokuyor. Bir hanenin gelecek umutlarını bitiriyor. Şehidin paralı olması, gönüllü olması ne fark eder? Acı aynı acı değil mi?

Haziran ayında şehit sayımız 50’yi aşmış, çok daha fazlası olduğunu düşünüyorum.

Evlatlarımıza yazık değil mi?

Haberlerde yok…

Etrafta gördüğüm bir acı yok. Herkes günlük hayatında…

Acı şehidin yakınlarında var. Ama ben çevremde hiç acı görmüyorum. Hayat tüm neşesi ile akıp gidiyor.

Pardon hayat bazıları için Mursi’nin gıyabi cenazesini kılmakla geçiyor. Hem de yurt genelinde… Ülkede ulusal yas ilan ediliyor. Mürsi ki 8 yaşındaki kız çocuğu ile evlenmeyi uygun gördü. Mursi ki eş öldükten sonra, son bir ilişkiye girmeyi hak saydı.

Ki bu iki durum da ülkemizde ciddi suçlardır.

O Mursi ki kadınların erkek cinsel organına benzediği için muz almalarını yasakladı.

Sanırım artık; aklımızla açık açık oyun oynanıyor. Sabrımız ölçülüyor.

Şehit, şehit, her gün şehit. Bu ülke evlatlarının, şehitlerin hiç mi önemi yok?

Mursi kadar bile mi önemi yok? Bizim evlatlarımız bir Mursi etmiyor mu?

Acıyorum… Çok canım yanıyor…

Söylenecek çok söz var; ama her yitirilen canla beraber yavaş yavaş anlamsızlaşıyor.

Sözler karanlığa gömülüyor. Ama seçmen 23 Haziran’da yanlış yapılan yönetime ‘artık dur’ dedi.

Bu vakitten sonra da söylenecek tek sözümüz; DUR!

Tabii ki hukuki ve meşru bir şekilde…

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ