Cumhur İttifakı adayı Binali Yıldırım, kameraların karşısına geçti

Cumhur İttifakı adayı Binali Yıldırım, kameraların karşısına geçti
  • Manşet
  • 15 Nisan 2019
  • 264 KEZ OKUNDU

Cumhur İttifakı’nın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Binali Yıldırım kameraların karşısına geçti.

İşte Binali Yıldırım’dan açıklamalar…

Yıldırım açıklamasında, “Biz eminiz ki bu oyların tamamı sayılabilmiş olsaydı, CHP buna rıza gösterseydi bu seçimin sonucu böyle olmayacaktı. Bu fark kapanacak ve tersine dönecekti” dedi.

Yıldırım’ın basın toplantısından öne çıkan sözleri şöyle:

“31 Mart seçimleri Türkiye’de ve İstanbul’da gerçekleşti. Seçimlerden sonra 2 açıklama yapıldı. Önce CHP adayı kazandığını ifade etti, biz de 11.25’te biz kazandığımızı söyledik. Devresi gün YSK Başkanı Sadi Bey bir açıklama yaptı, Ekrem İmamoğlu’nun önde olduğunu ifade etti. Böylece seçim esnasında, seçim tamamlandıktan sonra ortaya çıkan anormallikler, şaibeler, yolsuzluklar gibi anormalliklerin de gündeme geldiğini gördük. Bu seçimleri ikiye ayırmak gerekir. Biri seçim günü yapılan idari işlemler, ikincisi seçim sonrası seçim sonuçlarına yönelik itirazların değerlendirildiği yargısal süreç. Yargısal süreç devam ediyor. Gerek AK Parti, gerek diğer partiler çeşitli yerlerde itirazlarda bulundu.

Bu itiraz süreci seçim kültürümüzde olmuştur. İtiraz kültürü CHP’ye yabancı değildir. Bu tahammülsüzlük anlaşılabilir değildir. 2014’te Ankara seçimlerini Anayasa Mahkemesine ve AİHM’e kadar yürütmüştür. Biz hukukun peşindeyiz. Biz, vatandaşlarımızın verdiği oyun sandıkta hiç edilmesinin önüne geçilmesini sağlıyoruz. Bunu kısmen başardık. Başlangıçta 27 bin diye açıklanan rakamlar 12 bin seviyesine gerilemiştir. İki aday birbirine yakın oy aldığı halde neden fark benim lehime artmaktadır. Normalde yanlışlık varsa her iki aday için olması gerekir.

Bu şunu gösteriyor; oylar sandıkta iç edilmiştir. Bizim oylarımız karşı adaya yazılmıştır. Biz eminiz ki bu oyların tamamı sayılabilmiş olsaydı, CHP buna rıza gösterseydi bu seçimin sonucu böyle olmayacaktı. Bu fark kapanacak ve tersine dönecekti.

Her iki halde de şunu söylemek isterim: Seçimin bu şekle dönüşmüş olması tatsız. İstanbul gibi şehri yönetecek başkanın şaibeler, sakatlanmış bir seçim sonucuyla başkan olması doğrusu pek hoş olmaz. Başkanın güçlü bir şekilde görev yapması bütün İstanbulluların arzusudur. Biz başından beri hukuk vurgusu yapıyoruz, adalet diyoruz, seçim hakim teminatındadır diyoruz. İşleyen süreç bundan ibarettir. YSK işin patronudur, seçimle ilgili itirazları yönetmektedir. Maltepe’deki sayım tamamlandığında bu süreçler bitmiş olacak. Böylece YSK bir karara varmış olacaktır.

Ortada bir tahammülsüzlük var. ‘Seçimi kazandık verin mazbatayı’. Seçimi kazandığının kararı sen mi vereceksin. Bugün böyle verilmiş bir karar var mı? Belediye başkanıyım diye kart bastırırsan, Anıtkabir defterine imza atarsan, mitingler yaparsan YSK’nın vereceği kararı etkilemekten başka ne iş yaparsın? Hakimler kararlarıyla konuşur. Hepimize düşen sonucu sükûnetle beklemektir. Dış ülkelere mesajlar göndermek bunlar bizim milletimizin canını sıkmaktadır. Dünyaya, Türkiye’yi şikayet etmek Türk hukuk sistemine yapılabilecek en büyük kötülüktür. Ben değerli rakibimi böyle tecrübesiz davranışlara son vermesini bir kez daha tavsiye ediyorum.’’

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ