Filmin Kötü Adamları…

Filmin Kötü Adamları…

Çocukluk yıllarım Kayseri’nin Pınarbaşı İlçesi’nde geçti.

Hayatımın en güzel yılları.

Anne şefkatini hissedebildiğim sayılı güzel günler.

Bilgisayarın, cep telefonunun henüz icat edilmediği, televizyonun dahi evlere yeni yeni girdiği yıllar.

Güzel insanlar ile paylaşılmış güzel hatıralar…

Sokakta başlayıp sokakta biten o güzel günlerin en renkli anlarından biri de; ilçemizin kiliseden bozma sinemasında gösterilen filmlerin sokak tanıtımları idi.

Tahtadan yapılmış adam boyundaki bir panoya yerleştirilmiş film afişi bu panoyu omuzlayan biri tarafından sokak sokak dolaştırılır, bu kişinin yanında dolaşan ikinci şahıs da tenekeden yapılmış bir huniyi ağzına tutarak bağırırdı.

“Dikkat, dikkat! Senenin en muazzam Türk filmi bu hafta Şehir Sinemasında…”

Şehir olmak gibi bir iddiası hiç olmamıştı Pınarbaşı’nın ama sinemasının adı, “Şehir Sineması” idi.

İlçenin en görkemli binalarından biri olan kilise, kubbesi kaldırılıp iç ve dış duvarları yeniden sıvanarak sinema haline getirilmişti.

Sağlı sollu iki blok halinde yerleştirilmiş tahta sandalyeler, yamalı bir beyaz perde…

Her hafta oynatılan film bir öncekinden daha muazzam olduğundan bu slogan hiç değişmezdi.

“Senenin en muazzam Türk Filmi…”

Duyuruyu yapan baş rollerde kimlerin oynadığını da sıralardı  gür sesi ile.

Sokağın bir başından diğer başına takip ederdi tüm çocuklar bu ikiliyi.

Renkli büyük boy sinema afişine hayran gözlerle bakar, o büyülü dünyayı hayal ederdik.

Genelde başrol oyuncusu ön planda, ikinci üçüncü sınıf karakterler, kötü adamlar, hainler, hırsızlar daha gerilerde, afişin sağında solunda serpiştirilmiş olarak yer alırdı.

Nereden mi aklıma geldi bu eski günler?

Sabah gazetesinin 19 Mayıs Gençli ve Spor Bayramı için hazırladığı görsel hatırlattı bu güzel ve çok özel anıları.

Bir film afişi mantığı ile hazırlanmış görsel; “ADIM ADIM ZAFERE” diyor…

6 kalpaklı, bir fesli karakter.

Merkezi konumda başrol oyuncusu Mustafa Kemal Atatürk…

Sağında solunda silah arkadaşları.

İki de kötü adam sığıntı gibi girmişler afişe…

Bir kenarda son padişah Vahdettin, diğer kenarda Damat Ferit.

***

Kullanılmayan organ dumura uğrarmış.

Yandaş olmanın, yalaka olmanın pirim yaptığı günümüzde, bu beyler de yalakalığın dayanılmaz hafifliğini yaşıyorlar ve beyinlerini kullanma ihtiyacı duymuyorlar.

Zira Kurtuluş mücadelemizde Vahdettin’e, Damat Ferit’e rol biçmek ancak beyinsizlerin yapabileceği bir iş.

Azıcık kullansalar beyinlerini onlar da anlarlardı, bu iki karakterin; (karakter bu noktada nitelik değil, nicelik belirtmektedir) bu afişte ancak filmin kötü adamları olarak yer alabileceğini.

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ