İskenderiye – Bergama Papirüs Savaşı…

İskenderiye – Bergama Papirüs Savaşı…

İskenderiye Kütüphanesi,  Büyük İskender’in M.Ö. 332 yılında Mısır’da kurduğu İskenderiye şehrindedir. Büyük İskender’in ölümünden sonra yönetimi ele geçiren Ptolemaios Hanedanı, bu kütüphaneyi antik kütüphane ve müze olarak bir bilim merkezi haline getirilmiştir.

İskenderiye Kütüphanesi, yaklaşık olarak 900.000 el yazmasına sahiptir. Eserlerin papirüslere (Eski Mısırlıların papirüs saplarından yaptığı kâğıt) yazılarak rulo şeklinde saklandığı belirtilmektedir. Kral tarafından desteklenen kütüphanenin, aynı zamanda yayınevi olduğu bilinmektedir. Büyük İskender’in ölümünden sonra, 300 yıl boyunca dünyanın en büyük arşivi olma özelliğini de korumuştur.

İskenderiye Kütüphanesi ve müze, diğer ülkelerdeki hayvan ve bitkilerin bir örneğini barındırmış, aynı zamanda farklı bilim dallarının öğretildiği rasathane dahil bilim evlerini de kapsamıştır.

Mısır’a giren her kitabın buraya getirilmesi mecburiyeti vardır. Kitabın burada bir nüshası çıkarılıp sahibine verilir, kitabın aslı ise kütüphanede saklanırdı. Böylece, o zamana kadar birçok bilime ait dağınık halde ve kaybolmaya mahkûm durumda olan eserler emin bir yerde toplanmış olurdu.

Kütüphane olarak adlandırdığımız komplekste yer alan bilim evleri farklı branşlardan birçok bilim adamını ağırlamış ve bilimin gelişiminde önemli rol oynamıştır. Matematik, geometri, mekanik, fizik, edebiyat, tıp, astronomi, felsefe vb. bu bilim insanlarının bazılarına örnek verecek olursak aklıma; Öklides,  Arşimet, Apollonios, Arkhimedes, Erasistratos, Ktesibios, Eratosthenes, Herofilos gelmektedir.

Herofilos‘un, İskenderiye içerisinde yaptığı kadavra incelemelerinin yanı sıra beyin, sinir sistemi, nabız, perhiz gibi alanlarda yaptığı incelemeler de önemlidir.Erasistratos da bu bilim yuvasında şüpheli ölümleri araştırmış ve otopsi yapmıştır.

Mısır’daki bu oluşum sonucu, Anadolu’da M.Ö. 198 yılında Bergama’da bir kütüphane yaptırılmıştır. İskenderiye Kütüphanesi’nden daha sonra kurulmasına rağmen hızla gelişerek  200.000 ruloluk yazma esere ulaşması üzerine, İskenderiye Kütüphanesi’ni geçmesinden endişe eden Mısır Kralı  Epiphenes, Bergama’ya papirüs ihracını yasaklamıştır. Zamanla Bergama ve Mısırlılar arasında bir ‘’kütüphane rekabeti’’  başlamıştır. Bergamalılar keçi ve koyun derisinden yapmayı bildikleri parşömeni (üzerine yazı yazmak, resim yapmak için özel olarak hazırlanmış deri) geliştirerek, derinin üzerine yazı yazmaya başlamışlardır.

Antikçağ’ın büyük bilim merkezi, İskenderiye Kütüphanesi’nin sonu trajik olmuştur. Kütüphanenin yakılmasına ilişkin çeşitli savlar öne sürülmüştür. Bunlardan en bilineni; Mısır’ın M.Ö. 47 yılında Julius Sezar tarafından kuşatıldığı sırada kütüphane zarar görmüş, eserlerin birçoğu yok olmuştur. Bu olaydan kurtulan diğer kaynakların ise Hristiyan inancına geçildikten sonra, yok edildikleri belirtilmektedir. İskenderiye Kütüphanesi’ndeki tüm eserlerin şehrin hamamlarına dağıtılarak 6 ay boyunca yakıt olarak kullanıldığı rivayet edilir.

Maalesef İskenderiye Kütüphanesi, insan eliyle yok edilmiş ilk kütüphane değildir. 10. yüzyılda Moğollar’ın yok ettiği Bağdat Kütüphanesi, Katolik Kilisesi’nin 15. yy.’da İspanya Endülüs’teki kitaplıkları yok etmesi, Çin İmparatoru Qin Şi Huang’ın M.Ö. 212 yılında pek çok felsefe ve tarih kitabını yakması, Hristiyanlığın ilk yıllarında Efes’te pek çok eserin “tehlikeli” olduğu için yakılması, Naziler‘in 1933’de Berlin’de Opera Meydanı’nda 20.000 kadar kitabı yakması dünya tarihindeki kötü örneklerdir.

Günümüzde İskenderiye Kütüphanesi, eski kütüphanenin olduğuna inanılan alanda tekrar inşa edilmiş ve 2002 yılında hizmete açılmıştır.

Ülkemizde 2016 yılı itibariyle toplam 28.970 ve 2017 yılı itibarıyla toplam 28.126 kütüphane faaliyet göstermektedir. Norveç’te bir vatandaş kitaba yıllık ortalama 137 Dolar, Almanya 122 Dolar, Dünyada ise 1,3 Dolar harcamaktadır. Türkiyem’de ise 25 Cent. Güzel insanlarımız, TV seyretme ve internete günde ortalama 8-9 saat ayırırken, kitap okumaya 6-7 dakika ayırması sosyolojik boyutu olan bir olaydır.

2018 yılı ülkeler bazında kitap okuma oranlarına göre, haftalık ortalama kitap okuma süresi 6 saat 50 dakika olarak tespit edilmiştir.  AB üyesi ülkeler genel itibariyle Dünya ortalamasının üzerinde kalırken Afrika ülkeleri çok gerilerde yer almıştır.

Hindistan; ortalama bir Hintli haftada 10-11 saat arası kitap okuyor. Çin; ortalama bir Çinli haftada 10 saate yakın kitap okumaktadır. Güney Afrika Cumhuriyeti; haftalık 6 saat 30 dakikalık okuma süresiyle Dünya ortalamasına oldukça yakın. Türkiye; ‘’yetişkin bir bireyin’’ haftalık kitap okumaya ayırdığı süre 5 saat civarındadır. Bu istatistik verisinde sadece yetişkin bireyler dikkate  alınmış olup genele yaydığımızda maalesef pek iç açıcı bir durum olmadığını söyleyebiliriz.

Türkiye’de, 2013 yılının Haziran ayında 4,9 milyon olan günlük ulusal gazetelerin toplam tirajı % 38 azalarak Temmuz 2018’de 2,8 milyon seviyelerine kadar gerilemiştir. Ülkemizde her 100 kişiye 4 gazete düşerken, Japonya’da 55, İsveç’te 37, Almanya’da 26, Singapur’da 20,  Fransa’da 13, İngiltere’de 12 gazete düşmektedir.

Yüksek enflasyon – kur politikası, ithalata dayalı kağıt ekonomisi, yanlış eğitim-öğretim politikası, daralan ekonomik yapı vb. unsurlar sonucu okumadığımız gibi, okutmayı da sevmiyoruz.

Mustafa Kemal Atatürk’ün yaşamı boyunca 3.997 adet kitap okuduğu bir gerçektir. Kitabın bulunmadığı, savaş ve yoksulluğun hakim sürdüğü o yıllarda okunan bu kitap sayısı bizlere elbette örnek olmalıdır. ‘İskenderiye ve benzeri kütüphaneler yok olmasaydı belki de bilim-sanat-teknoloji üçlemi daha da ileri ve çağdaş olabilir miydi ve de dünyamızın kaderi değişir miydi’ diye  düşünmekten kendimi alamıyorum.

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 5 YORUM
  1. Avatar Raji dedi ki:

    İnsanlık tarihinde en önemli zenginlik bilim tabi ki. Bilgi düşmanı yaratıklar hep olmuş, olacak.
    Kitapları, kütüphaneleri her dönem yakanlar, tarihe kara bir leke olarak geçti.
    Katılıyorum sana ve ben de düşünmeden edemiyorum
    ‘’İskenderiye ve benzeri kütüphaneler yok olmasaydı belki de bilim-sanat-teknoloji üçlemi daha da ileri ve çağdaş olabilir miydi ve de dünyamızın kaderi değişir miydi’

  2. Avatar İdris SEVER dedi ki:

    Elinize sağlık. Kitaplar aydınlanmanın meşaleleridir. Kendi küçük çıkarları için bunu istemeyenler kitaplara hala düşmanlık yapsa da bu ilerleyişi durduramayacaklardır! Selamlar…

    1. Tansel Sayli Tansel Sayli dedi ki:

      İdris Kardeşim. .. selamlar. ..

  3. Avatar Mehmet Doğru dedi ki:

    Kitaplar ve kitapsızlar…
    Bilenler ve bilmeyenler…
    “Kitapları yakmaktan daha büyük bir suç varsa o da onları okumamaktır.” –Joseph Brodsky

  4. Tansel Sayli Tansel Sayli dedi ki:

    Mehmet Bey…. çok teşekkürler. ..

BİR YORUM YAZ