İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu mesaisine başladı

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu mesaisine başladı
  • Manşet
  • 18 Nisan 2019
  • 174 KEZ OKUNDU

İmamoğlu: Bu şehirde mutlak demokrasi, şeffaflık ve katılımcılık var olacak.

17 günlük gecikmenin ardından mazbatasını alan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Saraçhane mesaisine başladı. Basın mensuplarının karşısına çıkan İmamoğlu, meclis çoğunluğunun kendileri için sorun olmayacağını vurgulayarak, ”Bazılarına göre siyasi iradenin, yani meclis çoğunluğunun bizde olmamasını bir zafiyet olarak gösterseler de ben bunu, bu ülke ve bu şehir adına, demokrasi adına fırsata dönüştürmek istiyorum” dedi.

”Eğer insanlar, tüm iyi niyetiyle bu kente hizmet edip, bir kişiden talimat almayı ve ona hizmet etmeyi kendisine felsefe edinmeyip, 16 milyon insana hizmet etmeye buraya geliyorum demişse, hiçbir engelimiz yok” diyen İmamoğlu, ”Bu şehirde, özgürlüğü ve eşitlenmeyi hakim kılmak adına hizmete dönüştürdüğümüzde, İstanbul’un yereldeki demokrasi uygulaması, belki de dünyaya da örnek olabilir. Bu bağlamda, toplumun bu şeffaflığı hissetmesi adına son derece radikal kararlar alacağız. Demokrasinin bu kentin damarına kadar işlemesi adına. Eksiklerimizi tamamlayacağız. Günün sonunda, bu şehirde ve bu yönetimde mutlak demokrasi, şeffaflık ve katılımcılık var olacak” diye konuştu.

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Saraçhane’deki merkez binaya, 11.43’te ulaştı. Vatandaşlar ve belediye personeli tarafından karşılanan İmamoğlu, ilk iş olarak basın mensuplarının karşısına çıktı.

İmamoğlu’nun açıklamaları ve sorulara verdiği yanıtlar şöyle oldu:

Bugün, bütün çalışma arkadaşlarımla, İBB çalışanlarımızla, kadromuzla ”Bismillah” diyoruz. Hayırlısıyla inşallah güzel hizmetlerimize başlayacağız. Çok işimiz var. İstanbul’un birçok konusu var. Tespit ettiklerimiz var. Sahada tespit edeceklerimiz var. İstişarelerimiz, brifinglerimiz olacak. Büyükşehir’in hafızasını dinleyeceğiz. Bu kurumun uzun süreli hafızası çok önemli. Yapılmışlar ve bugüne kadar buradaki çalışma arkadaşlarımızın, teknik ve eğitimli bir şekilde bilgileri, görüşleri ve deneyimleri bizim için çok çok önemli.  Çalışma arkadaşlarımızın görüşleri çok değerli, içine siyaset katmadan bu kentin insanına fayda verecek hangi bilgileri varsa, biz ona talibiz. Bu anlayışla, bu tarihi kurumun tüm insan kaynağından faydalanacağımızı herkes bilmeli. Farklı bir anlayışa başlangıç yapacağız. Bizden olanlar, bizden olmayanlar anlayışının bittiği gündür, bugün.

Kucaklamanın tek bir felsefesi var. Biz, çalışma arkadaşlarımız da bizi aynı güzellikle ve samimiyetle kucaklasınlar istiyoruz. Bu kucaklaşmanın tek faydası var, 16 milyon insana, ülkemize, milletimize. Kişisel hiçbir beklentiyle ya da kişiye hizmet anlayışıyla, hiç kimse bizden talimat almayacak. Bizden alacakları talimat, İstanbullunun lehine ve çıkarına olacak. Bu anlayış ve felsefeyle buradayız. Yolumuz açık olsun. Çok konumuz var. Bütün çalışma arkadaşlarıma başarılar diliyorum. Benimle yol yürüyecek yeni kadrolarımız olacak, onlara. Allah mahcup etmesin.

Bu kent kutsal bir kenttir. Bu kentin maneviyatı, birikimleri, tecrübeleri vardır. Bunları kucaklamak olağanüstü bir derinlik ister. Kimse, kendisini bir kısır bakış açısına hapsetmesin. Herkes penceresini açık ve açısını geniş tutsun. Tekrar hayırlı olsun, bu şehre yapacağımız hizmetler, bu şehirde kalıcı ve güzel izler bıraksın.

Hastane ziyareti sorusu…

Genel Başkan Yardımcımızı, Gülizar Biçer Karaca, mazbata alımı sırasında bir talihsizlik yaşadı. Bir cam kırılması yaşandı. Keşke o kargaşa olmasaydı, o kargaşa esnasında bir yaralanmayla minik bir yaralanma oldu. Gitmişken orada tedavi gören hastaları da ziyaret ettim. Allah hastalara şifa versin, inşallah sağlıklı günler bizim olsun.

İlk gününüzü nasıl geçirdiniz?

Elbette heyecanım var. Ama heyecanım hiçbir zaman aklımın önüne geçmez. Mesuliyetimin farkındayım. Dolayısıyla dün gece çocuklarımla eşimle annemle babamla kucaklaştım, onların duasını ve desteğini aldım. Çocuklarımın İstanbul’la ilgili yapacaklarımı sorması işimin ne kadar zor olduğunu gösterdi. Küçük oğlum, ”Saraçhane’deki binayı ne zaman kütüphane yapacaksın” diye sordu. Büyük oğlum, öğrenci indirimini sordu. Kızım sadece beni öpmekle yetindi, onun isteği yok şimdilik.

İstanbul mitinginin yer, zaman bilgileri belli oldu mu?

Bugün tasarlayacağız. Tüm detaylarını paylaşacağız. Bu bir miting değil. Yapacağımız bir miting değil, bugün detaylarını tasarlayacağız. Bu bir buluşma, başlangıç buluşması. Bir karnaval gibi düşünebilirsiniz, eğlenceli bir gün gibi de düşünebilirsiniz. Her şey çok güzel olacak anlayışının başlangıcı diyebilirsiniz. İstanbul’da yeni bir başlangıcın, yeni bir anlayışın, ”Her şey çok güzel olacak” anlayışının başlangıcı diyebilirsiniz. Bu anlamla yüklü bir günü yaşamak istiyorum. Bebekleri, çocukları, sağlığı sıhhati olan herkesi, gençleri, kadınları bu şehrin insanlarını davet ediyorum. Oy veren, vermeyen herkesi davet ediyorum. Keyifli bir günün dilimini buraya ayırırlarsa, inşallah İstanbul için çok güzel bir günü, bir başlangıç gününü yaşamış oluruz diye düşünüyorum.

Tebrik telefonları geldi mi?

Şu anda resmi telefonlardan bir bilgi elde edemedim. Cep telefonuma bakma fırsatım olmuyor. Kimsenin hakkını yemeyeyim ama şimdilik bana ulaşan AK Parti kanadından bir tebrik yok.

Erdoğan’ı karşılayacak mısınız?

Benim sorumluluğum neyi gerektiriyorsa onu yaparım. Devlet sorumluluğum neyi gerektiriyorsa onu yaparım. Bundan yana kimsenin şüphesi olmasın. Biz normalleşmenin ve kucaklaşmanın yanındayız. El sıkmaya fırsatımız varsa elini sıkarız. Daha fazla fırsat varsa kucaklaşırız. Daha fazla fırsat varsa konuşuruz, uzlaşırız. Fırsat yaratma konusunda kabiliyetime güveniyorum. Öyle bir vazife doğarsa, oradayım. Kendisini Saraçhane’ye davet edeceğim. Bu ülkenin her makamı, her kişisi, buraya davet edilmelidir. Burada iş üretmeliyiz. Bizden hiç kimse partizan bir dil beklemesin. Tam aksine biz, bu şehri barıştırmaya geliyoruz. Bu şehirde barışı lafla yapamazsınız. Uygulamayla yaparsınız. Toplum, bu hoşgörüyü ve sevgi-saygı anlayışını istiyor, gülümsüyor. Onların yüzü mutlu. Gerginlikten usanmışlar. Bu milletin gündeminden o çatışmayı yok ettiğinizde, inanın milletçe önümüzde hiçbir engel kalmaz.

Saraçhane ne zaman kütüphane olacak?

Arkadaşlarımla teknik süreci analiz edeceğiz. İnsanların burayı yönetim binası olarak kabul etme anlayışını koruyan elbette ki mimari tasarımlara burası muhtaç. Mutlaka hayata geçireceğiz. Dünyada da örnekleri var ama biz en iyi örneği olmayı istiyoruz. Bahsettiğimiz kütüphane süreci hemen başlayacak. Mutlaka buradaki makamların ve birimlerin mevcut yapı içerisinde korunması gerekiyor. Onların tasarımları halledilecek. Bu, bir anda olacak bir şey değil. Ama hızlıca bunu halledeceğiz. Burada eğitimin, kültürün var olduğu bir süreci yaşatarak, aynı anda bu binada, meclisin ve belediye başkanının olması, halkla iç içe olmanın fiziki imkanını sağlamış olacak. Halkla uzaklaştığım an, verimli olamayacağını düşünüyorum. Halkın da bizimle buluştuğu kadar, kente verimliliğini katabileceğini düşünüyorum. Katılımcılığı ve şeffaflığı bu fiziki alanda yansıtma mecburiyetimiz var. Arkadaşlarımla o süreci hızlıca başlatacağız.

Şeffaflık konusu…

Tümüyle bir hazırlık yapıyoruz. Bazılarına göre siyasi iradenin, yani meclis çoğunluğunun sizde olmamasını bir zafiyet olarak gösterseler de ben bunu, bu ülke ve bu şehir adına, demokrasi adına fırsata dönüştürmek istiyorum. Eğer insanlar tüm iyi niyetiyle bu kente hizmet edip, bir kişiden talimat almayı ve ona hizmet etmeyi kendisine felsefe edinmeyip, 16 milyon insana hizmet etmeye buraya geliyorum demişse, hiçbir engelimiz yok. Başta meclis olmak üzere, tüm şeffaflığıyla birçok görüşmemizi yapacağımız şeffaf odamızda, her şeyi konuşurken, vatandaş bilgilensin ve faydalansın istiyoruz. Bugünün teknolojisi, çağın demokrasisi için bir fırsattır. Bu kadar hızlı iletişim kurabiliyorsak, anında soru sorup cevap alabiliyorsak, milyonlarca insanla bağ kurma teknolojisi varsa, bunu niye fırsata çevirmeyelim. Aslında bizim insanımız fıtrat olarak demokrasiye çok uygun. Özgürlüğünü seven bir toplumuz aslında. Bu şehirde, özgürlüğü ve eşitlenmeyi hakim kılmak adına hizmete dönüştürdüğümüzde, İstanbul’un yereldeki demokrasi uygulaması, belki de dünyaya da örnek olabilir. Bu bağlamda, toplumun bu şeffaflığı hissetmesi adına son derece radikal kararlar alacağız. Demokrasinin bu kentin damarına kadar işlemesi adına. Eksiklerimizi tamamlayacağız. Günün sonunda, bu şehirde ve bu yönetimde mutlak demokrasi, şeffaflık ve katılımcılık var olacak.

Meclis ne zaman toplanacak?

Pazartesi günü olarak görünüyor. Yönetmelik öyle emrediyor. O güne hazırlığımızı yapacağız.

Pankartların indirilmesi konusunda girişiminiz oldu mu?

Pankartlarla, İstanbul halkına beni seçtikleri için yeterince teşekkür ettiler. Şimdi ismini değiştiririz.

İmamoğlu, 12.03’te makamına geçti. İmamoğlu’nu makamında ilk tebrik eden kişi, CHP’nin eski genel başkanlarından Hikmet Çetin oldu.

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ