Köylüm, toprağına sahip çık!

Köylüm, toprağına sahip çık!

Uzun yıllardır süregelen ekonomi politikaları sonucunda birçoğumuz evlerimizi, topraklarımızı ipotek ettirip kredi çektik. Kriz olmadığı dönemde bu yöntem kısa vadede ihtiyaçlarımızı karşılamamız adına kabul gören bir yöntemdi; ancak keser döner sap döner, gün gelir hesap döner sözündeki gibi hesabın döndüğü günler geldi.

Ne yazık ki; ülkemizde artık enflasyon, yüksek haneleri görür oldu ve haliyle düzenli kredi ödeyebilmek zorlaştı. Hal böyle olunca bankalar yasal mevzuatları gereği 90 gün içinde ödeme yapılmayan krediler için avukatlara dosyaları iletir oldular. Derhal ipotekli arazilerimiz satılır oldu. Ne yazık ki farkında olmadan da olsa sermayelerinin büyük çoğunluğu yabancı yatırımcılara ait olan bankalara devrettik. Ve bunu ne yazık ki bilerek ve isteyerek yaptık.

Demem o ki; artık topraklarımıza sahip çıkma vaktidir. Zararın neresinden dönersek bizim için kardır.

Biliyor musunuz?

Çin artık topraklarımızda organik tarım yapmaya başladı.

Çin ile başlayan bu furya, böyle kalacak mı sanıyorsunuz?

Artık büyük firmalar büyük araziler alarak tarım işine girecekler.

Bu firmalar eğer yeterli yasal düzenleme olmazsa zamanla sermayelerini yabancı şirketlere devrettiklerinde acaba topraklarımız kime ait olacak?

Bankalar, ellerindeki arazileri firmalarla anlaşıp cazip ücretlere devredemezler mi?

Neden olmasın?

Türk Ziraat Yüksek Mühendisleri Birliği Genel Başkanı Fehmi Kiraz; çiftçilerin üretime devam etmelerini ve köylerini terk etmemeleri gerektiğini belirterek, çiftçilik ve tarımsal üretimin birkaç yıl sonra daha fazla kar getireceğini söylüyor.

Aşık Veysel’in dediği gibi:

‘İşkence yaptıkça bana gülerdi.

Bunda yalan yoktur herkes gördü.

Bir çekirdek verdim dört bostan verdi.

Benim sadık yarim kara topraktır.’

Hala ekilebilir toprak alanlarımızda organik tarım yapma imkanımız varken Köylünün Tekrar Milletin Efendisi olacağı günlerde sermayeyi kediye yüklemenin hiçbir anlamı yok!

Hala elimizde ekilebilir topraklarımız varken artık toprağımıza sahip çıkalım. Zaman toprağına sahip çıkma vaktidir. Artık topla tüfekle gelip elimizdekileri alma dönemi geçti. Artık para ile sen mutlu olduğunu sanırken vatanını alıyorlar. Artık bilbordlarda ‘gayrimenkul alana vatandaşlık verilir’ diye ilanlarla toprağımız satılıyor.

Bugün para ile sattığımız topraklarımızı yarın savaşarak tekrar almak zorunda kalmadan topraklarımıza sahip çıkalım. Bugün bizim para karşılığı verdiğimiz topraklarımızı; unutmayın, yarın çocuklarımız tekrar kanlarını dökerek korumak zorunda kalacaklar. Ya da başka yerlerde başka yurtlar edinmeye çalışacaklar.

Bu sebeple her şeyden önemlisi çocuklarımıza geleceklerinde tutunabilecekleri ata mirasını bırakmak zorundayız. Sonuçta bizler geçmişin mirasçıları olsak da aynı zamanda geleceğin koruyucularıyız.

İnanın hafta sonları çocuklarımı dedelerine, köye götürdüğümde onların çınar gibi köklerinde büyüdüklerini hissetmenin verdiği huzur hiçbir şeyde yok.

Tüm çocuklarımızın çınar misali köklerini saldıkları topraklarda büyümeleri dileğiyle…

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ