Reaya…

Reaya…

Reaya, ‘Bir hükümdarın yönetimi altındaki halk” anlamına gelen bir kelimedir. Günümüzde de ne kadar Milletin Meclisi işliyor gibi gözükse de fiili olarak tek bir kişiye bağlı olduğumuz su götürmez bir gerçektir. O yüzden reaya kelimesini kullanmamda bir sakınca olmaz diye düşünerek şimdiden affınıza sığınıyorum.

 Reaya her anlamda mağdur, reaya her alanda zulüm görüyor…

En ufak örnekle; eğitimi yok ettiniz. Sınavlar için bin bir emek harcayıp, gece gündüz uyumayan öğrenciler ve velilerini bu berbat eğitim sisteminin sorumlusu ilan ettiniz. Oysaki onlar kötü sonuçların sorumlusunu değil mağduruydu…

Yöneticilerimizin seçilmeden önce vaatleri neydi? ”Artık mazeret ve mağduriyet dönemi bitecek.” Ama tam tersi oldu. Geçtiğimiz her gün, her hafta, her ay mağduriyet ve mazeretler artarak devam ediyor. Yaptığınız yanlışları kapatmanız imkansız. Sağınız, solunuz hata ile dolu. Kendinize gelin. Milleti daha fazla içinden çıkılmaz durumlara sürüklemeyin. Dünya benim deyip gaflete düşmeyin, mala servete, şana şöhrete hiç güvenmeyin. Dünyaya doymadan gidiyor herkes..

Yöneticilerimiz bağımsız olması gereken yargıyı kendilerine göbekten bağlı hale getirdiler. Ülkemizde kalan birkaç vicdanlı ve adil insanda anında saf dışı bırakılıp ve terör örgütü üyesi ilan ediliyor. Adil hükmedilmiyor. Adaletin olmadığı yerde Allah’ın rahmeti de olmaz. Her şey kanun değildir. Çünkü kanunlarda her şey yazmaz. Mühim olan adalet ve vicdan ile hükmetmektir. “Allah size emanetleri ehline vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğinizde adaletle hükmetmenizi emreder.” Fakat ne siz adalet ile hükmediyor nede adil olmak isteyenlere müsaade ediyorsunuz!

Peygamberimiz ”yönetenler üç kısımdır bir kısmı cennette iki kısmı ateştedir. Cennette olanlar hakkı bilip hükmedenlerdir. Hakkı bildiği halde hükmünde zulüm edenler ateştedir, insanlar arasında da bilgisizce hükmedenler ateştedir” buyurmuşlardır. Emri hak vuku bulduğunda yeriniz cennet midir ateş mi onu Allah bilir ama bu halkın içi, cebi ve evi her gün ateş içinde…

İktidar hazımsızlığı yaşıyorsunuz. Hırslarınız ve kibriniz hem bizleri hem sizi mahvetti. Kendinizi sorgulamıyorsunuz, eleştirmiyorsunuz. Hadi kibriniz bunları yapmanıza engel oluyor anladık fakat siz eleştirenlere de cezalar ile boyun eğdirmeye çalışıyorsunuz. ”Bir kötünün yedi mahalleye zararı dokunur.” derler. Siz herkese zarar veriyorsunuz.

Bakın beyler bayanlar, bu hal hal değil, afet! Bunun farkına varın artık. Tertemiz yürekli, pırıl pırıl yüzlü gençlerin geleceğini, evine ekmek götüren anne babaların hayatlarını mahvetmekten vazgeçin. İşi hakedenlere verin, işi ehline teslim edin. Bırakın yapabilecek liyakatli insanlar yönetsin devleti.

Yaptıklarınıza, yapılanlara bir bakıyorum da  ”Fıratın kenarında bir koyunu kurt kapsa, Allah bunun hesabını benden sorar” diyerek devlet yöneten Hz. Ömer geliyor aklıma ve diyorum ki; siz bu millete nasıl hesap vereceksiniz.

Bu tarafta yiyeceğiniz parayı fazlasıyla doldurdunuz cebinize, dünyalığınız hazır. İman ediyorsanız artık diğer taraf için hesap verin, çünkü kul hakkıyla gideceksiniz. Reaya yüce Allah’ın bir emanetidir. Gelin daha fazla zulüm etmeyin bu emanete…

Ama elbet bir gün;

Gerçekten iyi ve liyakatli insanlar devletimizi yönetecek,

Sevgi dili kullanan yöneticiler gün yüzüne çıkacak,

Milletimizin yüzü gülecek,

Yüreğimizin yangını sönecek,

Gençler gelecek kaygısı yaşamayacak,

Huzura ve refaha kavuşacağız.

İşte o zaman, reaya yapılan zulmün son bulduğu günlerde görüşmek dileğiyle…

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ