Vahşet değil, sevgi…

Vahşet değil, sevgi…
06.01.2021
A+
A-

Gözlerimi, buruşmuş tenimde gezdiriyorum, küçük bir hareketle beyaz saçlarımı önümden çekiyorum ve akmış yüzüme bakıyorum.

Acıttı mı? Elbette.

Fakat tenimin yanışı değil, bana bunu yapanın geleceğimiz olduğunu düşünmek acıttı benim canımı.

Daha içinde kırmızı güller yetişmemiş kızımın, cahilliğin güç getirdiği bir toprakta çiçeklerini açacağı, belki de onları açacak kadar nefes alacak süresi bile olmayacağı acıttı canımı.

Parmaklarımı kesilmiş sırtımda gezdiriyorum. Namusum, çıplaklığım, temizliğim hoşuna gitmiş olmalı ki kıllı erkekliğini bedenime yaslarken, ilk kirleten kendisi olmak istedi. Ağzımın açılmasına, nidamın saflığım için yardım çağırmasına izin vermedi.

Ve öylece gitti.

Ruhunun sapıklığı küçük bir hareketle tüm masumiyetimi, dokunulmazlığımı alıp götürdü.

İzin vermek istemedim gitmesine, aradım benim olanı, hakkımı, yargılamak istedim, yargılanmak değil. İlk acıyı ben çekmiştim, ikinciyi onun çekmesini istedim.

Ben kozasından yeni çıkmış bir kelebektim. Buruşuk kanatlarım uçmam için erken olduğunu söylüyordu, kanatlarımı yırtanın bir kelebekle böyle oynayamayacağının öğretilmesini istedim. Fakat tek yaptıkları kızgın demirleriyle alnıma “kirli” damgasını vurmaktı.

Kırbaçlarını şaklattıklarında sapığımdan gelen, rahmimi kozası yapan yavrucağın bedenimden kızıllıkla ayrılışını görmek, kırbacın sırtımda değil kalbimde yara bırakacağını fark etmekti benim için acı.

Hayır, yüzümü asit yakmadı. Hayır, sırtımı kırbaç kesmedi. Beni, bizi, annelerinizi, kız kardeşlerinizi zevki beyninizdeki mikroplarla karıştırıp zorbalığa dönüştüren siz yaptınız.

Benim canımı yakan takmadığım başörtüm değil, giymediğim mini etek değil, sizin vahşiliğinizdi.

Sevin, lütfen canımızı yakmadan sevin bizi.

YORUMLAR

  1. Niğda dedi ki:

    Başarılı ve gerçekçi bir yazı. Devamını heyecanla bekliyorum.

  2. zülfikarbal dedi ki:

    “Vahşet değil, sevgi…” Damla Badırgalı

    Damla Badırgalı’nın yazısını ilk kez okuyorum. Damla Badırgalı’yı tüm yüreğimle kutluyor ve tebrik ediyorum.
    1980 -2000 yılları arasında Bursa devlet hastanesinde görev yaptığım sırada, tanıştığım, uzun yıllar mesai arkadaşım olan Layla ve (rahmetli olan) eşi Ömer Badırgalı’nın kızı. Damla Badırgalı’yı bebekliğinde gördüğümü hatırlıyorum. 2020 yılında, Doğayı sevenler grubu olarak, kültür parkta düzenlediğimiz sabah kahvatı etkinliğine (aynı zamanda eşimin yakın arkadaşı olan) Leyla arkadaşımızda katılmıştı. O görüşmemizde Layla kızı Damla’nın başarılı bir öğrenci olduğunu (ders kitaplarının dışında) çok kitap okuduğunu anlatmıştı.
    Damla’nın Vahşet değil, sevgi… | sonhaber16.com – sonhaber16.com internet sitesinde köşe yazısı yazdığını öğrendim. Vahşet değil, sevgi…” başlıklı makalesini ilk kez 6.1.2020 tarihinde okudum. Leyla kardeşime ve kızı Damla’ya en içten selam ve sevgilerimi yolluyorum. Ayrıca Damlanın başarılarının devam etmesini, yolunun ,bahtının şansının açık olmasını diliyorum.

  3. Sibel Kılıç dedi ki:

    Yazılarını yeni görüyorum çok etkiledi beni.nasıl takip edebilirim sizi. Işığın hep parlasın