Yoldan çıktılar!

Yoldan çıktılar!

İktidar yolculuğuna iyi niyetle başladılar. Siyasetin kirli çarklarını temizleyeceğiz dediler.

Adalet ve merhametle yöneteceklerine söz verdiler. Ahlak, sevgi, hak ve adaletle yönetirler dedik!

İNANDIK…

Bu inandırıcı sözlerini duyunca istemeyerek alkışladık!

‘’İsrafla, yolsuzluk ve yoksullukla mücadele edeceğiz.’’ dediklerini ısrarla söyledikleri için toplum olarak sevindik.

“Türkiye bağırsaklarından temizlenecek.” dediklerinde ülkemiz dürüst bir yönetime kavuştu diye bayram ettik!

‘’Çok şükür, şöyle veya böyle inançlı bir toplumuz. Din, iman’’ nidalarıyla seslenenlere gönlümüzü açtık.

***

Yeni kurulan bir partiyi iktidara taşıdık.

Bursa Kocayayla’dan çıkan bir ses, yollarını aydınlattı. Koalisyonlar devri sona erdi denildi.

Her şey ortaya çıkınca görülür, mutluluk ise kaybolunca…

***        

Hayallerle süslenen hayatımız, maalesef kısa zamanda sönmeye başladı.

Son bir birkaç yıl içinde vaatlerin tam tersi bir yola girildi. Türk siyaseti adeta bir savaş meydanına döndü. Millet hayrına bir hizmet yapıldığı görülmedi. İnsan odaklı ahlak yönetimi beklenirken, yol değişti. Bir gerginlik, öfke, kutuplaşma tehlikesi başladı.

***

Kızmayın, ‘nankörlük etme’ demeyin, önce düşünün.

Değerli okurlarım, ülkemiz nasıl bir darboğaz içinde görün. Şaşı gösteren parti gözlüklerinizi Allah rızası için çıkarıp atın. Ülkemiz üzerinde kara bulutların dolaştığını görmüyor musunuz? ‘Bu ne biçim ülke’ diye derin üzüntü duyan milyonları anlayın!

Tabii; çıkarcılar, beslenenler, iktidar zengini olan zavallılar seviniyor.

Güç ellerinde tüm haksızlıkları, yalanları perdeleyerek mutlular!

***     

Bir cumhurbaşkanı toplumun babasıdır(!) Herkese eşit davranmalıdır. Adalet ve merhamet diliyle herkesi kucaklamak mecburiyetindedir! Dili muhabbet, kalbi sevgi, vicdanı adalet ve merhamet dağıtmalıdır.

Değerli okurlarım;

İnadına ve körü körüne partili saplantısını bırakalım.

Cumhurbaşkanı, CHP Genel Başkanı’na yalancı diyebiliyorsa… Böyle bir ülkede normal hayat yeşermez.

“Başkalarının yolundan yürüyenler, ayak izi bırakamazlar.

Dün ne söylemişlerdi, bugün ne diyorlar, kör sağır olduk galiba.     

Bugün diyorlar ki; “Eyalet sistemine geçilmeli, Türkçe 2. dil olmalı.”

Cumhurbaşkanı şu sözleri söylüyorsa, sözün son noktasına gelinmiştir.

“Bu ülkede katil aranıyorsa, bunlar Meclis’e kadar sızmış olanlardır.”

Bu söz dahi yoldan çıkıldığını söylemeye yetmez mi?

Bütün gücü eline almış olan Cumhurbaşkanı şu sesleri duymuyor mu?

“Türk bayrağı değişsin, Yeni Anayasa’da Türk olmasın.”

“İstiklal marşı dinsizlerin çıkardığı bir şey.”

“Bana Türk demeyin, ben Arap’ım. Bana Türk denilmesinden utanırım.”

 Bu sözlerin sahiplerini yazamıyorum!

Peki ne olacak bu ülkenin hali?

İşte görüldüğü gibi Türk düşmanlığı hortlatıldı.  Bu yoldan çıkmak değil midir?

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ