Dijital İletişim – Dijital Medya

Dijital İletişim – Dijital Medya

Tüm dünyayı etkileyen ve belirli bir süre sonra salgın etkisini kaybedeceği anlaşılan koronavirüs, etkisini uzun yıllar boyunca grip gibi “mevsimsel” olarak devam ettirecektir.

Burada önemli olan virüs sonrasında “Yeni Dünya Ekonomik Düzeni”nin  nasıl olacağıdır.

Bir çok bireysel alışkanlık değişecek, şüphesiz bu düzende devasa AVM’ler yerine cadde  mağazalar planlanacak, şehir yaşamı yerine kırsal yaşam öne çıkacaktır.

İnsanlar, tüm ihtiyaçlarını uzaktan giderme yoluna giderken, dijital medya ve iletişim, dijital aile, dijital dostluklar ve dijital ibadet dönemleri başlayacaktır.

***

Haftalık haber ve ekonomi dergisi “The Economist” süreci belirliyor ve yönlendiriyor. Bu süreçte dijital medya ve iletişim giderek etkisini artırmaya devam ediyor. Küresel virüs salgın süreciyle birlikte sosyal, siyasal, ekonomik ve kültürel birçok değişime ve dönüşüme şahit oluyoruz. ‪Dijital iletişimin, geleneksel iletişim yöntemlerinin yerini aldığı, yeni dijital iletişim sürecinde salgınla birlikte “sosyal birliktelik” kavramının yeniden dönüşümü de söz konusu oldu.

Batıda sosyal, siyasal ve dijital dizayn konusunda kurumsal ve sistemli bir çalışma var. ABD’de, “Rand Corparation, Stratfor, CFR, Houston ve Brookings Enstitüsü”, İngiltere’de “Chatham House” ve Almanya’da “Konrad Adenauer” gibi düşünce kuruluşları geleceği planlıyor, “silikon vadileri” tasarlıyor ve dizayn ediyor. Sosyal hayatı yönetiyor ve küresel şirketler bunların tasarı ve tasavvurlarını Çin’de ucuza üretip dünya’ya ihraç ediyor. Korona günlerinde, çeşitli sosyal medya toplulukları, zoom, youtube, online ve telekonferans gibi dijital iletişim teknolojilerini kullanarak toplumsal ve siyasi çalışmaları yönlendirmeye, sürdürmeye devam ediyorlar. Siyasal iletişim, sosyal iletişim ve stratejik iletişim bu hızlı değişimle birlikte yeni bir boyut kazandı.

Korona virüs günlerinde, ”toplu görüşmeler ve önemli toplantılar dijital ortamda bir araya gelmeden nasıl yapılabilir, iletişim kanalları nasıl kullanabilir?” sorusu herkesin kafasını kurcalıyor. Pek çok kişi veya grup bu suallere cevap arıyor. Birçok yeni yöntem ortaya çıktı ve çıkmaya da devam ediyor. Bir yandan tedbir amaçlı evlerde kalarak sosyal mesafe kuralı korunurken, öte yandan da siyasal ve kültürel faaliyetler kesintisiz olarak sürdürülmeye devam ediliyor.

Bununla birlikte ortaya birçok güvenlik sorunu çıkıyor. Bunlara karşı güvenlik tedbirleri geliştiriliyor. Uçtan uca şifreleme özelliğine sahip, açık kaynak kodlu özgür yazılımlar, mümkün olduğunca tercih ediliyor. Uluslararası siyasi, ticari, diplomatik ve güvenlik görüşmelerinin yapılması ciddi güvenlik açığı doğuruyor. Küresel istihbarat örgütleri ve siber güvenliği tehdit eden siber saldırılar büyük tehdit oluşturuyor. Dijital iletişimdeki gelişmeler büyük kolaylıklar sağlamakla birlikte; küresel takip ve bilgi güvenliği gibi yeni güvenlik risklerini de bünyesinde barındırıyor.

Özelikle, ABD seçimine Trump lehine Rusya’dan siber saldırı olduğu iddiası uzun süre gündemden düşmemişti. Bunu bir adım daha ileri de götürebiliriz. ‘Herkes her şeye müdahale edebilir, herkes siber sistemin bir aktörüdür’ yaklaşımı giderek önem kazanmaktadır. 5-G, 6-G ve yeni iletişim uyduları, yakın gelecekte daha çok kendinden söz ettirecektir. Önümüzdeki günlerde bu konularda çığır açan teknolojik gelişmeler olabilir. En ileri teknolojiye sahip olanlarla geride kalanlar arasındaki açık bir anda kapanabilir. Hiçbir şeyin tam güvende olmadığı orman kanunlarına dönülebilinir. Gelişim, değişim, ilerleme hızı tarihin hiçbir devrinde görülmemiş bir şekilde devam ederek insanlığı yeni bir dünyanın eşiğine getirebilir.

***

Değişime yön verebilirsek, siber alana müdahil olabilirsek bu yolda çalışan iyi matematikçiler yetiştirebilirsek, yazılım ve bilişimde en başa güreşebiliriz. Bu gün teknik, malzeme + yazılım sektöründen oluşmaktadır. Malzeme demek, üretim demektir. Yazılım demek, zeka, vizyon, algoritma demektir. Güçlü bir mühendis kadrosu dünya gücü olmamızın yolunu açabilir. Bunun temel girdisi silah endüstrisidir. Silah üretim sektörü bütün buluş ve yeniliklerin giriş/çıkış noktasıdır. Medyanın ve sosyal medyanın da bir silah olduğunu unutmayalım. Türkiye asrı yakalayacağının işaretlerini vermiştir. Yerel ve ulusal değer ve imkanları kullanarak uluslararası değişimde ayakta kalabilir. Ülke olarak bu değişimi ve gelişimi yapabilecek azim ve iradeye sahibiz.

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ