İYİ Parti ve Demokrat Parti’den Mersin’de ortak miting…

İYİ Parti ve Demokrat Parti’den Mersin’de ortak miting…
  • Manşet
  • 24 Mart 2019
  • 389 KEZ OKUNDU

İYİ Parti Genel Başkanı Akşener ve Demokrat Parti Genel Başkanı Uysal, Mersin’de ortak mitingde konuştu.

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener ve Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal, yerel seçim öncesi Mersin’de düzenlenen ortak mitingde vatandaşlara seslendi.

Vatandaşların yoğun katışım sağladığı mitingde Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Burhanettin Kocamaz ve İYİ Parti’nin de desteklediği Demokrat Parti Mersin Büyükşehir Belediyesi Başkan Adayı Ayfer Yılmaz da konuştu. Mersin’de eski Tevfik Sırrı Gür Stadyumu’nun yanındaki meydanda düzenlenen mitinge on binlerce vatandaş katıldı. Genel Başkanlar ve başkan adaylarının konuşması öncesinde, alanı dolduran vatandaşlar hep bir ağızdan İstiklal Marşı’nı okudular.

Kurulan platforma konuşma yapmak üzere ilk olarak, Demokrat Parti Mersin Büyükşehir Belediyesi Başkan Adayı Ayfer Yılmaz geldi. Ayfer Yılmaz vatandaşlara, Burhanettin Kocamaz’a kurulan kumpası hatırlatarak sözlerine başladı.

Yılmaz, demokrasi bayrağını 1 Nisan’dan sonra yeniden göndere çekeceklerini söyledi. “Kır atıma bindim geliyorum, arkamda mısınız?” sözleriyle vatandaşlara seslenen Yılmaz, “Hepinizi Allah’a emanet ediyorum” sözleriyle sözlerini noktaladı.

BURHANETTİN KOCAMAZ: “BU MİLLET EN GÜZEL CEVABI SANDIKTA VERECEK”

Ayfer Yılmaz’ın ardından platforma çıkan Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Burhanettin Kocamaz, alanı dolduran on binlere “Hoş geldiniz” diye seslendi. Bugünün Mersin için önemli olduğunu vurgulayan Kocamaz, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bu meydanda yevmiye ile getirilmiş kimse yok. Bu meydanda baskı altına alınan İŞKUR çalışanları, devlet memurları yok. Bu meydanda demokrasi sevdalıları var. Hepiniz hoş geldiniz. Mersin’e 6 aydır acı çektiriyorlar. Mersin üzerinden demokrasiyi hançerliyorlar. Biz sizlere güveniyoruz. Bu hançeri, 31 Mart’ta el ve gönül birliğiyle çıkaracağınıza yürekten inanıyoruz. Özellikle, son 15 gündür çirkefleştikçe çirkefleştiler. Yalan dolan, iftira, dedikodu gırla gidiyor. İnsanların kafasını karıştırmaya tehditler savurmaya, bu toplantıya geleceklere fişleneceğini açık açık söylemeye başladılar. ‘Eğer bu toplantıya giderseniz fotoğrafınız çekilecek, siz ve çocuklarınız işinizden olacak’ diyorlar. Şunu herkes bilsin ki, Burhanettin Kocamaz’ın Allah’tan başka hiç kimseye veremeyeceği bir hesap yoktur. Bu milleti kimse aptal yerine koyamaz. Bu millet her türlü zorlamaya karşın, demokrasiyi hançerleyenlere en güzel cevabı sandıkta verecektir. Ya bir yol bulacaktık ya bir yol açacaktık. İşte o yolu Sayın Ayfer Yılmaz ile birlikte açıyoruz. Sayın Ayfer Yılmaz için Demokrat Parti’nin amblemi Kırat’ın altında birleşiyoruz. Bugüne kadar verdiğiniz destekler için hepinize teşekkür ediyorum, Allah hepinizden razı olsun diyorum.”

GÜLTEKİN UYSAL: “CUMHURİYETİN DEĞERLERİNİ SİYASİ MALZEME YAPMAK İSTEYENLER VAR”

Kocamaz’ın ardından Demokrat Parti Başkanı Gültekin Uysal platforma geldi.

Burhanettin Kocamaz’a teşekkür ettikten sonra, miting alanlarını dolduranlara “Hoş geldiniz” diyen Uysal, “Demokratik hakkımızı almaya çalışanlara karşı durmak için, yapılan telkinlere kulak asmayan hemşehrilerim hepinizi saygıyla sevgiyle selamlıyorum” ifadelerini kullandı.

Uysal konuşmasını şöyle sürdürdü: 

“Bu demokrasinin bayrağını Arslanköy hadiselerinden sonra kaldırmak yeniden Mersin’imize düştü. Bu tarihi vazifeyi yapmak adına Burhanettin Kocamaz ve Ayfer Yılmaz karşınızdalar. Ben bu seçimleri, Türkiye sanki 3 Kasım 2002’de kurulduğunu zannedenlerin iman tazelemesi için bir idrak günü olarak tasvir ediyorum. İktidar sahipleri, vatandaşlarımızın durumunun konuşulmamasını istemiyor. Maalesef bu ülkeyi bölüp parçalayan inançlara sahip, cumhuriyetimizin değerlerini siyasi alanda bir kavga unsuru yapmak isteyenler var. Maalesef, demokrasimizin oksijeni bitmiştir. TBMM’de grubu olan bir siyasi partinin genel başkanı olan Meral Akşener’i hapis ile tehdit ediyorlar.”

“Kahrolsun Hak dururken zorbalara tapanlara. Tarihin her döneminde bu milletin ruhundan fışkırmış bir mefkure olarak, büyüklerimiz her zaman görevini yapmış. Atatürk, Samsun’a girmek için yola çıktığında, ‘Zannediyorlar ki, biz Samsun’a silah ve mühimmat taşıyoruz. Oysa bilmiyorlar ki, silah ve mühimmattan daha değerli bir şey taşıyoruz. İman taşıyoruz.’ İşte biz de ablam, (Meral Akşener), Burhanettin Kocamaz ve Ayfer Yılmaz ile o imanı taşıyoruz.”

“Son 16-17 yılda en fazla pozisyon kaybetmiş kim? Çiftçilerimiz. Buralara gelip de ‘al ananı git’ diyenler… Bu memleketin tarıma dayalı en temel girdilerini bile ithalata bıraktınız. Şimdi 31 Mart’a kadar narkoz veriyorlar. Bakanımız diyor ki, ‘seçimlerden sonra bir fatura çıkacak…’ İnsan başına yağan karı eritir. Evet ama neden bu kar hep benim vatandaşımın başına yağıyor.”

“ÜLKENİN DURUMUNU A HABER’DEN İZLİYORLAR”

“Vatandaşın durumuna yerinden bakmıyorlar. Vatandaşın durumunu anlamıyorlar. Çünkü ülkenin durumunu A Haber’den izliyorlar.”

“Vatandaşı, ‘bu meydana gelirseniz fotoğrafınız çekilir’ diyerek tehdit ediyorlar. Gelin beraber bir fotoğraf çekilelim. Nimetler cebe, külfetler vatandaşa. Yok öyle dava! Bunlar, ‘Devleti ele geçireceğiz’ diye yollara çıktıkları suç ortaklarıyla Türkiye Cumhuriyeti’ni uçurumun dibine sürüklediler. Ülkemize yeniden oksijen sağlayacak bu bereketli topraklardır.” “Şimdi çıkmış Mansur Yavaş’a ‘Ankara’yı kaybetsem de seni görevden alacağım’ diyor. ‘Devleti ele geçirdik, demokrasiye ihtiyacı yok. Şimdi ülkeyi biraz daha içine kapalı yönetelim’ diyorlar. Şimdi elimizde bir şans var. Sandık, sandık! Sadece Mersin’in değil, Türk demokrasisinin de yükünü almak için çalışıyoruz.”

AKŞENER: “BİR TEK YÖRÜK ÇADIRINDA DUMAN TÜTÜYORSA BİZ BURADAYIZ”

Uysal’dan sonra, mitingin finalinde İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener vatandaşlara seslendi. Gültekin Uysal, Burhanettin Kocamaz ve Ayfer Yılmaz’a teşekkür ederek sözlerine başlayan Akşener, Mersinlilere teşekkürlerini sundu.

Miting alanını dolduranlardan üç kez helallik isteyen Akşener, sözlerini şöyle sürdürdü:

“ERDOĞAN BENİ MEHMET CENGİZ İLE KARIŞTIRDI”

“Bugün burada bir irade var. Arslanköy’ün, sandığın üzerine oturup kilometrelerce yürütülen analarımızın kızları burada. Müfide İlhan Hanımefendi’nin kızları burada. Atatürk’ün kızları, oğulları, kardeşleri burada… Toroslar’da bir tek Yörük çadırı varsa ve o çadırda duman tütüyorsa, biz buradayız. Burhanettin Kocamaz’a kurulan kumpası, sırtımıza vurulan hançeri Ayfer Yılmaz’a destek vererek çıkaracaksınız. Size güveniyorum. 50 milyon dolarlık tazminat davası açtı. Erdoğan beni Mehmet Cengiz ile karıştırdı. Ne bulursan al. Emekli maaşımı alabilirsin. Buyur, hayırlı olsun.”

“TANK PALET FABRİKASINI PEŞKEŞ ÇEKEN ZİHNİYET…”

“ Mersinliler, Cumhurbaşkanının terörist dediği domates, biber yetiştiricisi çiftçiler nasılsınız? Cumhurbaşkanının ‘türedi’ dediği EYT’liler nasılsınız, iyi misiniz? Bir ittifaka illet, zillet diyen o dilin sahibi, ben halkıma terörist der miyim diyor. Dedin kardeşim, dedin. Tank Palet Fabrikası’nı 50 milyon dolar için Katarlılara peşkeş çeken bir zihniyet bu. Bana, ‘Güya hanımefendi’ dedi. Bunu da ilk kez Sayın Erdoğan’dan duydum. Her seçime giderken bir düşman bulur. Bu defa bulduğu düşmana kafayı tosladı. Senin korktuklarından korkmayan Meral Akşener, senden mi korkacak? Sen hançer sokabilirsin. O hançeri bu Yörük çocuğu Burhanettin Kocamaz, Ayfer Yılmaz’ın desteği ile çıkardı.“

“SIRBİSTAN’DAN 5 BİN TON ET İTHAL EDECEKSİN BOŞNAK KARDEŞLERİNİ UNUTACAKSIN” 

“Bu savaş hali nedendir, diye sormalıyız. Neden? Çünkü ekonomi berbat. Buradan 7 milyon işsiz kardeşime sesleniyorum. Sizin dertlerinizi konuşmamamız için savaş diliyle saldırıyor. Yeni düşman benim. Hadi oradan! Hangi hükümet olursa olsun, Mersin’e yatırım yaparlardı. 15-20 sene önce Mersin’e gelen kardeşlerimin çocukları da işsiz. İnşaatta çalışanlar işsiz. Esnaf siftah yapamadan dükkanı kapatıyor. Çifti 6,5 liraya kullandığı mazotu, yat sahipleri ÖTV ödemeden kullanıyor. Ürettiği ürünü satamayan bir çiftçi Türkiye açısından yaradır. Bunların bu işi isteyerek, bilerek yaptığını da biliyoruz. Nihat Zeybekçi’den Sırp bakan gelmiş oy istemiş. Hem Aliya İzzet Begoviç’i anacaksın. Ondan sonra Sırbistan’dan 5 bin ton et ithal edeceksin, Boşnak kardeşlerini unutacaksın. Mübarek olsun. Senin hayvan yetiştiricinin her şeyi pahalı olacak. Sonra yetiştiricinin pahalı üretim yapmasından şikayet edeceksin. İşsizliği bile bile yapıyorlar. Sizlerin muhtaç, çaresiz olmasını istiyorlar. Kandil ile sözleşme imzalamışım, Temel Karamollaoğlu ile birlikte. Hadi oradan be!”

“ERDOĞAN MİLLİ İRADEYE İHANET ETTİ”

“Her seçimde değişmeyen tek şey Sayın Erdoğan’ın iftiraları. Ama bugün kanka oldular. Birbirlerine söyledikleri şeyleri, tekrarlamaya terbiyem müsait değil. Arkasından küçük ortak Bahçeli çıktı, ‘Beka yok, 5 harfliler var’ dedi. Buradan soruyorum, Mustafa Kemal’in Kemal’i, İsmet İnönü’nün İsmet’i, Kazım, Fevzi kaç harfli, bir sayın bakalım.” Sayın Erdoğan, işsizleri unuttu. 82 puanla mülakatta elenen çocukların yerine 55 puanla atanan çocukları unuttu. Bu kul hakkıdır. Kimsenin muhtar olamaz, dediği zamanda önce başbakan oldu. Yetmedi Cumhurbaşkanı oldu. O da yetmedi Cumhurbaşkanı oldu. Bütün bunların kaynağı milli iradedir. Bugün Mansur Yavaş’ı tehdit ediyorsa, Meral Akşener’i hapis ile tehdit ediyorsa milli iradeye ihanet etmiştir. Gençlerimize, EYT’lilere, 3600 ek gösterge ile polislere, memurlarımıza ihanet etmiştir. Huzurlarınızda söylüyorum. Sayın Erdoğan yalan konuşuyorsun, yalan konuşuyorsun, yalan konuşuyorsun. Tencere yanıyor. İşte bunları konuşturmamak için hepimizi PKK’lı yaptı. Ama Oslo’daki cıvıklığı sen yaptın Erdoğan. Habur rezaletini yapan kişisin Erdoğan. Sen Türk Milleti’nin bir bölümüne terörist dedin, inkar etme. Ama Mersinli sana sandıkta gereken cevabı verecek.”

“UÇAKLARINDAN BİRİNİ SAT, O FABRİKAYI GERİ AL”

“Narenciye bölgesine insan bir meyve suyu fabrikası yapamaz mı? 70 milyar dolarlık fabrika sattın, ne yaptın kardeşim? Yerine bir fabrika koyabildin mi? Ey Erdoğan! Sen yerli ve milli olduğunu söylüyorsun. Tank Palet Fabrikası’nı Katarlılara peşkeş çektin. Sonra çıktın, utanmadan ‘50 milyon dolar lazımdı, 25 yıllığına yap-işlet-devret modeliyle verdik’ dedin. 25 yıl sonra sen 95 yaşında olacaksın. Şimdi, in o uçaklardan birini sat, o fabrikayı geri al. Ben üç aylık emekli maaşımı koyuyorum. Sen satıyor musun uçağını? İstiklal Savaşı’nı yapmış TBMM’ye ‘delik’ diyor. Ne kadar ayıp! 142 bin dönüm alanda patates ekmeyi yasakladılar. Bakanı, dünyanın en büyük patates şirketinin danışmanı çıktı. Sen tarıma ihanet ettin Erdoğan!”

‘’SİZ O KULAĞI ÇEKTİĞİNİZDE ESNAF KARDEŞİMİZİN SİFTAH YAPAMADIĞINI ÖĞRENECEK”

“Biz üreten bir Türkiye’yi, Sayın Yılmaz ve Sayın Kocamaz’ın Mersin belediyeciliği örneğini, inşallah Türkiye geneline yayacağız. Tencere kaynatamayan anneler, o tencerelerde et pişirebilir olacak. 31’inde o kulağı çekeceksiniz. Kulağı çektiğinizde, 3 bin koruma, 10 araba ve helikopterlerle gezen arkadaş aranıza gelecek, ‘Ey vatandaşım derdiniz nedir? Söyleyin bana’ diyecek. Dertlerinizi dinlemeye başlayacak. EYT’lerin derdini nasıl halledecek göreceksiniz. Halletmez ise yine biz halledeceğiz. O kulak çekildikten sonra, sizin ne istediğinizi, esnaf kardeşimizin siftah yapamadığını gerçekten öğrenecek. Benim paramın pulumun olmadığını bilir. Kafadaki rakama bak. Açtığı tazminat davasının değeri 50 milyon dolar. Tank Palet Fabrikası için 50 milyon dolar bulamıyorsun, Katarlılara peşkeş çekiyorsun. Meral Akşener’e 50 milyon dolarlık tazminat davası açıyorsun. Yere düşen demokrasi bayrağını yeniden kaldırmak için sizlerden destek istiyorum. İnşallah, 1 Nisan’a bambaşka bir Türkiye’de uyanacağız. Kulak çekilmezse zam yağmuru altında kalacağımızı hepiniz bilin. Bu yerel seçimde ben, Gültekin kardeşim, Kemal Bey, Tayyip Bey seçilmeyecek. Projeler üzerinden bakacaksınız. Bu bir yerel seçimdir. Dostlarınızla, arkadaşlarınızla, akrabalarınızla tepedekilerin diline bakıp kavga etmeyiniz. Sizden rica ediyorum.”

FİNALDE MEYDANI ‘NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE’ SÖZLERİYLE İNLETTİLER 

Meral Akşener, konuşmasının sonlarına doğru, yanına davet ettiği Gültekin Uysal, Burhanettin Kocamaz ve Ayfer Yılmaz ile miting alanını dolduranları son kez selamlarken, “Andımızı okumayanlara inat, ‘Ne Mutlu Türküm Diyene’ sözlerini üç kez tekrarladı. Akşener’in ‘Ne Mutlu Türküm Diyene’ sözlerini söylemesinin ardından, miting alanındaki on binlerce kişi de kendisini tekrarladı.

(Kaynak: yenigaste.com)

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ