Komşu Kızı Ayşegül…

Komşu Kızı Ayşegül…

Bir ortaokul öğrencisi düşünün.

Ders çalışmak için, Milli Eğitim Bakanlığı’nın 2017 yılında yeni müfredatı çerçevesinde bastırdığı Temel Dini Bilgiler kitabını açar.

Kitabın “kader ve Kaza” ünitesinde; depremle yıkılmış bir binanın fotoğrafının altında şu bilgi(!) notunu görür: “Bizler hayrı seçtiğimizde Allah ödüllendirecek, şerri seçtiğimizde ise cezalandıracaktır.”

Çocuk düşünür;

Ben ileride bir mühendis olursam, yapacağım binanın ne kadar sağlam olduğunun bir önemi olmayacak. Zira Allah’ın takdirinin önüne geçemem.

Benim mühendisliğimden ziyade o binada oturan insanların neyi tercih ettikleri önemli olacak.

Hayır mı, şer mi?

Madem öyle, mühendislik hesapları da boş, kullanılan demir miktarı da…

***

Çocuk bu defa bilgisayarının başına geçer.

http://www.dinimizislam.com isimli internet sitesi…

Bu sitede “Depremlerin sebebi nedir?” şeklindeki soruya verilen cevapta “Ekseriya depremler ilahi bir ikazdır. İki “Z”olunca, üçüncü “Z” de peşlerinden gelir. Yani “Zulüm” ve”Zina” çoğalınca “Zelzele” kaçınılmazdır.” yazmaktadır.

Karşı komşunun yetişkin kızı Ayşegül gelir çocuğun aklına.

Mini etekli, dekoltesi bol giysileri tercih eden komşu kızı.

Ayşegül’ün erkek arkadaşları ile olan samimi, sarmaş dolaş halleri.

Şimdi daha iyi anlar çocuk, neden ikide bir sallandığını bu şehrin.

Yaşadıkları binanın çöktüğünü ve ailecek altında kaldıklarını düşünür…

Büyük bir kin duyar Ayşegül’e.

Her ne kadar kumar ve zinanın başkenti olarak duyduğu Las Vegas’daki o koca koca binaların nasıl olup da yerle bir olmadığını bir türlü anlayamasa da, fazla düşünmez bu konuyu.

Bir bildiği vardır elbet Allah’ın…

***

İçi sıkılmıştır çocuğun.

Biraz rahatlamak için televizyonu açar

Kanallar arasında gezinirken beyaz sakallı, sarıklı, cübbeli, nurani yüzlü bir ihtiyarın sohbetine denk gelir.

Deprem Sibir Dağı’nın üzerinden Manisa üzerine siyah bir bulut halinde çöktü. Allah beni görevlendirdi, ben de ‘gelmesin’ dedim. İkinci defa gene hücum etti, ben yine gelmesini istemedim. Bulut geri gitti. Deprem üçüncü defa yine bulut halinde Manisa’ya hücum etti. Ben yine Rabbimden gitmesini istedim. Manisalıların evlerinin yıkılmasını istemedim ve Allah bunu kabul etti.’’ demektedir şeyh hazretleri ve kalabalık dinleyici topluluğu kendilerinden geçmiş vaziyette tekbir getirmektedirler:

“Allahu Ekber…”

‘İyi ki dini bütün insanlar var’ diye düşünür çocuk.

Yıkılmış bir binanın altında kalmamışlarsa bu güne kadar, işte bu iyi insanlar nedeniyleydir.

***

Biraz olsun rahatlamıştır çocuk.

Kanalı değiştirip ATV yi açar.

Evin içinde ne zaman karamsar bir hava esse, ailecek bu kanalı seyrederler.

ATV; onları içinde bulundukları karamsar ortamdan çıkarır, bambaşka bir dünyaya götürür.

Ödenemeyen servis parası, yüksek fiyatlar nedeniyle işkenceye dönen pazar alışverişi, yırtılan spor ayakkabısı, elektiriğe gelen zam vs bir anda unutulur, sebebini pek anlamasalar da, bu kanalı seyrederken tarifsiz bir gurur ve huzur doldurur içlerini.

Yine öyle olur.

Sayın Cumhurbaşkanımızın geçtiğimiz günlerde rektör olarak atadığı bilim(!) insanı Nihat Hatipoğlu, canlı yayında depreme karşı okunması tavsiye edilen “Her Türlü Afetten Korunma Duası”nı okumakta, gönüllere işleyen bir fon müziği eşliğinde o buğulu ses odayı doldurmaktadır şimdi.

“İsmi anıldığında, yerde ve gökte hiç bir şeyin zarar veremeyeceği Allah’ın adıyla. O hakkıyla işiten ve herşeyi bilendir…”

Rahatlamıştır çoçuk.

Artık ne deprem korkusu kalmıştır içinde, ne başka bir felaket.

***

Toplanma alanlarını, deprem çantalarını falan unutun.

Deprem ile mücadelelerde en büyük engelimiz bu çağ dışı kafadır.

O kafayı yenemediğimiz sürece deprem yine öldürecek ve bütün suç komşu kızı Ayşegül’ün üstünde kalacaktır.

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ