‘Parti içi çekişmeleriniz, bu meselelerden daha mı önemli?’

‘Parti içi çekişmeleriniz, bu meselelerden daha mı önemli?’

Siyasi partilerin ve yöneticilerinin gerçek varoluş amacı halkın derdine çözüm bulmak, onların refah düzeyini artırmak için projeler geliştirip kamuoyuna sunmaktır. Ne yazık ki günümüzde siyasi partilerin tek amacı vardır ya iktidara gelmek istediğini kanıtlamak(!) ya da iktidarda kalmak. İşin bu duruma gelme sebepleri; koltuk sevdası, mikrofon sevdası, kürsü sevdası gibi artırabileceğimiz bir sürü hastalık çeşididir.

Tam gündem geçim sıkıntısına, pahalılığa, eğitim sorunlarına, sağlık sistemi ve hukuk sorunlarına geliyor; sokakta, otobüste, çarşıda her yerde insanlar bunları konuşmaya başlıyor hop gündem değişiyor. Yandaş medya olayları çok iyi kurgulayıp, halkın önüne sunuyor ne zaman yaparlarsa yapsınlar ‘gündem değiştirme politikalarında’ her zaman olduğu gibi yine başarılı oluyorlar.

Bir haftadır millet olarak içinden çıkamadığımız ‘Saraya giden CHP’li’ ve İYİ Partili Lütfü Türkkan’ın ‘AK Parti ile bakanlık karşılığında ittifak yaparız’ başlıklı açıklamaları gündemden düşmüyor. Daha doğrusu düşürülmüyor.

CHP’li biri, Saray’a gitmiş midir bilemem fakat Lütfü Türkkan’ın Bursa’da yaptığı konuşmayı dinlediğimde yapılan haberlerin, atılan başlıkların, yazılan yazıların çarpıtıldığını gördüm.

Gündemin meşgul edilmesini sağlayan suni olayların sonuç ne olursa olsun, milletten ve milletin sıkıntılarından önemli olmadığı apaçık bir gerçek.

Varsın CHP’li biri Saray’a gitsin veya Sayın Türkkan öyle bir açıklama yapmış olsun, ne olur? Ancak parti içi meseleler alev alır, parti içi karışıklıklar meydana gelir ama;

-geçim sıkıntısından intihar edecek biri intiharından vazgeçmez,

– maddi imkansızlıklar yüzünden okulu bırakmak zorunda olan üniversiteli genç okuluna devam etmez,

-ilaçlarını tedarik edemediği için hayatını kaybeden bir hasta hayata tekrar dönemez.

Parti içi kısır çekişmeler bu meselelerden daha mı önemli mi?

Bence asla önemli değil.

Bizlerin merakımızın peşinden gidip gerçek gündemi unutmamızı sağlamak amacıyla trollerin ve yandaş medyanın ortaya çıkardığı suni gündem başarılı oluyor. Hükümet yine bir kenara çekilip meydanlarda, televizyon programlarında:

-Meral Akşener’i kastederek ‘o kadın var ya o kadın’

-Kemal Kılıçdaroğlu’nu kastederek ‘bay kemal’

-Adı İyi Kendi Kötü olan parti var ya

-Ey Putin – Dostum Putin (yer ve zamana göre değişiklik gösteriyor)

-Ey Trump – Dostum Trump (yer ve zamana göre değişiklik gösteriyor) diye bas bas bağırarak suni gündem ateşinin altına odun atıyor. Bu arada Türkiye Cumhuriyeti topraklarında insanlar açlıktan ölüyor, eğitim-sağlık ve yargı her geçen gün vasatlaşıyor, tarımın anavatanı olan ülkemize tarım ürünleri ithal ediliyor birde övünerek anlatılıyor, her geçen gün artan vergilerden toplumun beli bükülüyor, en önemlisi kendimi sorunlarımız yetmezmiş gibi bir de bakmakla yükümlü olduğumuz jöle ve nargileye bayılan, makyajsız sokağa çıkmayan Suriyeli sığınmacı sorunumuz var.

Bizler magazinsel gündemlerle ilgilenirken olan memleketimize ve milletimize oluyor. Kış kapıda değil, geldi artık, evlerde haftanın 5 günü en doyurucu yemek olduğu düşünülen ve ucuz olduğu sanılarak alınan makarna pişiyor, lüks evlerde dahi kaloriferler yakılmıyor, sobalar kurulmaya başlandı.

Millet bir umutla bekliyor…

Asil Türk Milletine, Yüce Allah’tan Hz. Eyüp sabrı dilemek istemiyorum.

İnşallah iyi günler yakındır…

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ